Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Mayıs 2012

Sezaryen oranlarımız şüphesiz ki tehlikeli derecede yüksek; elbette düşmesi lazım.  Ama bu yasaklarla, yaptırımlarla mı olacak?  Altyapısal bir değişiklik olmadan doktora, hastaneye bundan sonra x tane sezaryen yapabilirsin dendiğinde sezaryen olamayan kadınların yaşayacağı doğumları, travmayı düşünebiliyor musunuz?

Sezaryen oranı ancak kadınların tercihi ile düşer.  Bunun için de normal doğumun normalleşmesi şart.  Doğumun en medikalize olduğu ülkelerden birinde yaşıyoruz.  Vajinal doğumlarımızın hiç bir tarafı normal değil.  Bu da doğum korkusunun önde gelen sebeplerinden biri.

Doğumun normalleşmesi neyi içerir?

  • Tıbbi müdahaleler rutin olarak değil yalnızca gerçekten gerektiğinde uygulanmalıdır.  Nedir bu müdahahaler?  Mesela, suni sancı, epizyotomi (vajinal kesi), amniyotomi (su kesesinin açılması), serum, vakum/forceps, ağrı kesici, fundal baskı (doktor veya ebenin bebek çıkarken karnınızın üzerine uyguladığı baskı), kesintisiz NST…
  • Doğum yapan kadının yeme içmesi kısıtlanmamalı; dilediği gibi sıvı ve gıda tüketebilmelidir.
  • Tıbbi bir gerekçe olmadığı müddetçe 38 ve 42. haftalar arasında doğumun kendiliğinden başlanması beklenmelidir.
  • Kadın doğum süresince ayakta ve aktif olabilmelidir.  Hangi pozisyonda doğuracağına kendi karar vermelidir.  Sırtüstü yatarak, hatta ayakları bağlanmış şekilde doğurmak normal değildir!
  • Doğum yapan kadın doğum boyunca dilediği kişilerden istediği kadar destek alabilmelidir.
  • Normal doğum doktorla değil, ebeyle gerçekleşmelidir.
  • Kadınlar doğum konusunda bilgilenmeli, doğuma hazırlanabilmelidir.
  • Doğumda görevli sağlık personeli doğuran kadının gerçek ihtiyaçlarını anlamalıdır.  Sessizlik, karanlık, mahremiyet!
  • Doğuran kadına kesintisiz fiziksel ve duygusal destek sağlanmalıdır.  Kendileri doğumdan korkan, tecrübesiz ve yorgun personel yerine doğumu gerçekten anlayan, şefkatli birileri tarafından!

Siz normal doğumu nasıl tanımlıyorsunuz?  Peki ya doktorunuz?  Doğumda Kadın Hakları Derneği’inin tanımlamalarına da göz atmanızı öneririm.

Başak Kutlu Atay

Doğuma Hazırlık Eğitmeni

www.do-um.com

Read Full Post »

Ebemi seçtim

13 haftalık hamileyim ve farklı bir ülkedeyim.  Neredeyse 3 sene önce Tane’ye hamile kaldığımda İstanbul’daydım, doğum konusunda çalışıyordum.  Doğumum için hayallerim, ‘özel’ isteklerim vardı.  Çok güzel ve huzurlu bir hamilelik geçirdim ama ilk trimesterde endişeliydim.  Endişe konum ise doğumumdu.  Ben bu ortamda nasıl doğuracaktım?  Hiç bir doktor, hiç bir hastane bana göre değildi.  Türkiye’de doğal doğum ile ilgili herşeyi biliyor, herkesi tanıyordum ama yine de endişeliydim.  Malum Türkiye’de istediğiniz gibi bir doğum için uğraşmak, çabalamak gerekiyor.  Seçeneklerimin hiç birinden memnun değildim.  Yurtdışından bir ebe davet edip onunla evde doğurmayı bile değerlendirmiştim (ki bunu yapan anneler artık çok da az değil).  Sonunda yolumu buldum, herşey içime sindi ve istediğim gibi bir doğum yaşadım. (Doğum hikayem burada.)  Ama o ilk aylar çok sıkıldım.

Şimdi yine hamileyim ama Almanya’dayım.  Burada herşey çok farklı.  Bu sefer endişesiz miyim?  Hayır.  🙂  Zira ilk trimester gebesi endişelenecek birşeyler buluyor.  Ama endişe konularım bambaşka.  Umarım birkaç haftaya yine enerjik, mutlu 2. trimestere adım atacağım!  Tabii herkesin hamileliği farklı.  Bu trimester teorileri her zaman işlemiyor.  Kimi hep rahat, hep huzurlu; kiminin bütün hamileliği zor geçiyor.

Buradaki doğum ortamı bizdeki eksikleri iyice gözüme soktu.  Azıcık anlatmak istedim ebelik sistemini.  Hep Hollanda’dan, Kuzey Avrupa ülkelerinden bahsediyoruz hayranlıkla, oralardan örnekler veriyoruz.  Belki Avrupa’nın en iyisi değil Almanya ama o kadar çok şey var ki bizde olmayan!

Bir kere herkesin bir ebesi var.  Doğuma doktor girmesi diye birşey acil veya riskli durumlar dışında yok.  Hamileliğinizde sizi takip eden doktorunuzun doğuma katılması söz konusu değil (Eğer doktorunuz doğum yapacağınız hastanede çalışmıyorsa.)  Zaten normal gelişen hamileliklerde ultrasonlarınız hariç doktora gitmeniz de gerekmiyor.  Hamilelik boyunca 3 tane ultrason öneriliyor, bizdeki gibi her doktor ziyaretinde değil.  Bir çok kadın bir ay muayeneye doktorlarına, ertesi ay ebelerine gidiyor.  Veya ebeniz evinize geliyor!

Çeşit çeşit ebe var burada.  Yalnızca ev doğumlarına katılan bağımsız ebeler, çeşitli hastanelerle anlaşması olan ve hastanede doğumunuza katılabilecek ebeler (bizdeki ziyaretçi doktor gibi), yalnızca doğum öncesi veya doğum sonrasında size yardımcı olan ebeler…Eğer kendinize özel bir ebe seçmezseniz doğum için gideceğiniz hastanede yine orada çalışan ebelerle doğum yapıyorsunuz.

Bir de tabii doğumevleri var.  Eviniz gibi bir ortamda doğum yapmak istiyorsanız, ama eviniz müsait değilse bu doğum evlerinde doğurabiliyorsunuz.  Bu yerler son derece basit, bizim DOUM gibi yerler.  Doğuma hazırlık var, yoga var, doğum sonrası destek var, bir de fazladan 1-2 yatak odası.  Doğum bu odalarda oluyor.  O gece kalıp, ertesi gün evinize geçiyorsunuz.

Buradaki sistemin en büyük artılarından biri de eve geçtikten sonra başlıyor.  Doğumdan sonraki ilk ayda ebeniz sizi ortalama 15 kere ziyaret ediyor!  İlk 10 gün gerekirse onu günde iki kere bile çağırabiliyorsunuz.  Doğum sonrası olası şikayetleriniz, bebeğinizle ilgili sorularınız, emzirme…Ebeniz her konuda evinizde destek veriyor.  Bu bizde çok büyük eksik.  DOUM gibi merkezler emzirme danışmanları, doulalar, ebelerle bu eksiği kapatmaya çalışıyor.   Sağlık ocaklarımız bir takım hizmetler veriyor ama çoğu bölgede bu evinize yapılan, kapıdan ’emziriyor musun?’ diye sorulan bir ziyaretten öteye gitmiyor.  (Daha fazlasının yapıldığı sağlık ocakları, güzel örnekler varsa lütfen burada paylaşın, haber yayılsın.)

Tabii buradaki en güzel şey de bütün bunları sigortanız karşılıyor!  Sosyal devlet doğumdan sonra ebenizin evinize 15 ziyaretini, doğuma hazırlık eğitiminizi, doğum sonrası jimnastiğinizi, hatta doğumdan sonra bir süre evinize temizlik ve yemek için gelecek yardımcının masraflarını karşılıyor!  Sigortanızın ödemediği tek şey ebenizin 38 ve 42. haftalarınız arasında 1 ay boyunca doğumunuz için nöbette olmak için istediği ücret.  Eğer ebenizin doğumunuza katılacağından emin olmak istiyorsanız bunun için ufak bir ücret ödüyorsunuz.  Ufak diyorum çünkü buradaki refah seviyesi ve Türkiye’de doğum için yapılan masraflar gözönüne alındığında bu ücret hiç birşey değil.

Yani durum Türkiye’ye göre çok iyi, seçenekler çok çeşitli.  Ama burada da ebeler için herşey güllük gülistanlık değil.  Son birkaç yılda artan sigorta primleri nedeniyle bağımsız ebelerin birçoğu doğum yapmayı bırakıyor.  Ayda çok sayıda doğuma katılan genç bir ebe değilseniz bu primleri ödemek ekonomik açıdan manalı olmuyor.  Bir sürü ebe de geçimlerini doğum öncesi ve sonrası çalışmalardan sağlamak üzere doğum yaptırmayı bırakmak zorunda kalıyor.   Ebeler ve kadınlar isyanda ama durum tabii ki bizdekiyle karşılaştırılamaz.

Durum bu olunca ben de kendimi burada hamile cennetinde hissediyorum.  1-2 aydır 5 tane ebe ile tanıştım, görüştüm.  Hangisi ile doğum yapsam diye düşündüm.  Bu hafta en çok içime sinende karar kıldım.  Öbür 4 ebe ile doğuramaz mıydım?  Valla hepsiyle çok da güzel doğururdum bence.  Onlardan bir tanesi İstanbul’da olsaydı Tane’ye hamileyken hayatta da kaçırmazdım!

Umarım herşey yolunda gider, güzel gelişir; ben de ebeyle doğumun tadına varırım bu sefer!

Başak Kutlu Atay

Hamile Yogası ve Doğuma Hazırlık Eğitmeni

www.do-um.com

Not:  Bir süreliğine Almanya’dayım ama DOUMda herşey eskisi gibi devam ediyor.  Ben de buradan destek veriyorum.

Read Full Post »

2008de doğum ve bebeğe hazırlık eğitimleri vermeye başladığımızda İstanbul’da bunu yapan sadece 1-2 kişi vardı.  Hepsinin yaklaşımları da birbirinden çok farklıydı.  Hangi eğitim ne veriyor hemen anlıyordunuz.  Aradan sadece birkaç sene geçti ama doğuma hazırlık ve hamile eğitimlerinin sayısı çok arttı.  (Çok şükür!  Daha da artması lazım aslında.)  Artık eğitimleri birbirinden ayırdetmek daha zor oluyor anne -baba adayları için.  Ben de DOUMdaki eğitimler ne açıdan farklı, daha çok kimlere yönelik kısaca yazmak istedim.

DOUMda bunları bulursunuz:

Aile odaklı yaklaşım:  Doğuma ailenin açısından yaklaşıyoruz.  Doktorun, hastanenin, sistemin değil.  Her doğum özel.  Her ailenin istekleri, ihtiyaçları farklı.  İsteklerinize ulaşmanız için destek veriyoruz.
Kadın bakış açısı:  Kadının bilgeliğine inanıyoruz, bedenine güveniyoruz, kadın enerjisini destekliyoruz.  DOUM aslında bütün sunduklarıyla bir ‘kadın merkezi.’
Eşinize/doğum destekçinize yardım:  Doğumunuzda kim yanınızda olacaksa onunla çalışıyor, doğumun bir parçası olmasına destek veriyor, aranızdaki ilişkinin kuvvetlenmesini amaçlıyoruz.
Samimi ortam: Her eğitimde yalnızca 5 çift oluyor.  Çiftler arası paylaşımı teşvik ediyoruz.  Çoğu zaman bebekler büyüyene kadar devam eden destek grupları oluşuyor.
Rehberlik:  Herkesin kendi doğrusunu bulması için rehberlik yapıyoruz.  Kimseyi kendi doğrularımıza göre yönlendirmiyoruz.
Kanıta dayalı bilgi:  Verdiğimiz tüm bilgiler kanıta dayalı, en güncel uluslararası araştırmalarla destekleniyor.  Türkiye’de zaten fazlaca duyduğunuz genel geçer tıbbi bigileri paylaşmıyoruz.
Pratik çalışmalar: Zamanımızın çoğunu pratik çalışmalarla geçiriyoruz.  Ağrıyla başetme yöntemleri, nefes, canlandırmalar vs.

Ama bunları bulamazsınız:

Kitap bilgisi:  İnternetten veya kitaplardan kolayca öğrenebileceğiniz bilgileri derslerde size anlatmıyoruz.  Öyle yapsaydık çok sıkıcı olurdu!
Doğumunuza dair verilen sözler:  Herkes birşeyler arıyor; almaya hazır oldukları var, olmadıkları var.  Paylaştıklarımızdan neleri içinize alacağınız tamamen sizin durduğunuz noktaya bağlı.  Bu her türlü eğitim, terapi vs. için böyle.  (Elbette eğitimlere katılanların daha az oranda sezaryen olduğu, daha az ölçüde ağrı kesici kullandığı gibi istatistikler var.  O ayrı.)
Yönlendirme:  Dediğim gibi kendi doğrularımıza göre kimseyi yönlendirmiyoruz.  Herkesin kendi doğrusunu bulmasını teşvik ediyor, bunun için içlerindeki güçle bağlantıya geçmelerine destek oluyoruz.
Sağlık personeli tarafından verilen eğitim: Doktor, ebe değiliz; doğuma hazırlık eğitmenleriyiz.  Sistemin dışından geliyor doğuma önyargısız bakabiliyoruz.   Ama doğumu biliyoruz, tecrübeliyiz.  Doktorunuzun bakış açısını da anlıyor, dilediğiniz gibi bir doğuma ulaşmak için doktorunuzla yapıcı bir ilişki kurmanıza destek oluyoruz.

Bence her kadın doğuma hazırlık eğitiminden faydalanır.  Ama herkesin ihtiyacı olan eğitim farklı.  Biz yukarıda anlattıklarımı sunuyoruz.  Bunlar sizin ihtiyacınız olan şeyler olabilir de olmayabilir de.  Ama eğer aradığınız bunlarsa DOUM sizin için doğru yer.

DOUMdaki eğitimler hakkında daha fazla bilgi için tıklayın…

Read Full Post »