Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Haziran 2011

“Doğumda nasıl nefes alacağım?”, “Doğuma hazırlık derslerinde ne yapıyorsunuz?  Nefes çalışmaları falan mı?” çok sık karşılaştığımız sorular.  Sanki doğum yapabilmek için öğrenilmesi gereken tek bir özel nefes var ve onsuz doğum yapılmaz düşüncesi oldukça yaygın.

İşin aslı tam olarak öyle değil.  Elbette hamilelikte ve doğumda nefes önemli.  Yaşam için bu kadar önemli olan birşey doğumda nasıl önemli olmaz ki?  Ama bizim tecrübemize (ve aslında doğum ve yoga konularında çalışan dünyaca ünlü uzmanlara göre) herkesin öğrenmesi gereken doğum için özel, tek bir mucizevi nefes tekniği yok.  Nefesin doğumdaki rahatlatıcı etkisi daha çok nefesle düzenli olarak çalışmaktan ve nefesinizle samimi bir ilişki kurmaktan geliyor.  Yani doğum için nefes bir günde veya bir haftasonu eğitiminde öğrenilen birşey değil.  Çünkü burada öğrenen zihin değil, beden.  Bedeninizin doğum sırasında sizi sakinleştirecek, rahatlatacak nefesleri alması için bu samimi ilişki gerekiyor.  O ilişki de deneyerek, zamanla, pratik yaparak kuruluyor.  Beden bunları içselleştiriyor ve doğum sırasında nefes kendiliğinden alınıp veriliyor.  Yoksa zihin kursta öğrenilen nefesi hatırlayıp “Şimdi doğumun şu aşamasındayız, bilmem ne nefesini uygulamalıyım” demiyor.  Tabii ki o anda yanınızda olan eşiniz veya doğum destekçiniz daha sakin nefesler alıp vermenize yardım edebilir.  Ama asıl işi sizin bedeniniz yapıyor.  Kendiliğinden!

Rahatlatıcı nefeslerin kendiliğinden gelmesi için hamilelik boyunca yapılan nefes çalışmalarının çok faydası olduğuna inanıyoruz. Hamilelik ve Doğum için Nefes Çalışmaları CDmizi bu nedenle hazırladık.  Hem eğitimlerimize katılan anne adayları bu CDnin yardımıyla evde düzenli olarak nefes üzerinde çalışmaya devam edebilirler diye düşündük (Kendi kendine çalışmak her zaman kolay olmayabiliyor) hem de eğitimlere katılma şansı olamayanlar için başlıbaşına hazırlık yöntemi olsun istedik.  CDyi daha önce hiç nefes çalışması yapmamış birinin de rahatlıkla kullanabileceği şekilde hazırladık.  Hem doğuma hazırlık eğitmenleri ve doğum destekçileri olarak tecrübelerimizden hem de yoga (özellikle hamile yogası) ve nefes bilgimizden faydalandık.  Bu aşamada bize öğrettiklerinden en çok faydalandığımız hocalarımız Uma Dinsmore Tuli ve Zeynep Aksoy oldu.

Uzun süredir planladığımız, üzerinde çalıştığımız CDmiz geçen hafta çıktı!  Bu CDde hem daha rahat bir hamilelik geçirmek hem de daha kolay bir doğuma hazırlanmak için kullanabileceğiniz 9 farklı nefes çalışması var.  Çok fazla zaman ayırmak zorunda da değilsiniz.  Kendinize hergün için farklı 1-2 çalışma seçebilirsiniz.  Ayrıca CD’de ıkınma yöntemleri de ayrıntılı olarak anlatıyor.

Haydi alın, dinleyin, bize yorumlarınızı yazın…Biz de hamileliğinizi, doğumunuzu ve bebeğinizle ilk günlerinizi daha keyifli kılacak projeler üzerinde çalışmaya devam edelim!

Satın almak için tıklayın…

Başak

http://www.do-um.com

Reklamlar

Read Full Post »

Fotoğraf Aslı Tür

Ayça, Bulut ve Doulaları Nur (Foto: Aslı Tür)

Birkaç günde bir Google Analytics’i açıp DOUM‘un websitesi www.do-um.com‘a ne kadar ziyaretçi gelmiş, hangi kelimeleri arayarak DOUM‘a ulaşmışlar diye bakıyorum.  ‘Doğuma hazırlık’, ‘hamile eğitimi’, ‘hamile yogası’ gibi klasik aramaların ve arada sırada ‘Ne sapıklar var yahu’ diyerek bizim siteye nasıl düştüklerini anlayamayıp asap bozukluğu ile karşıladığım birkaç terimin yanında sitemiz birkaç sene önce açıldığından beri en çok karşılaştığım aramalardan bir tanesi: ‘Doğum koçu nasıl olunur?’

Bu kadar çok kişinin bu konuyla ilgilenmesini Türkiye’deki doğum şartlarının geleceği açısından çok sevindirici buluyorum.  Burada daha çok ‘doğum koçu’ adıyla bilinen bizim ‘doğum destekçisi’ veya ‘doula’ demeyi tercih ettiğimiz bu kadınlara Türkiye’de çok ihtiyaç var!

Gelişmiş ülkelerde doğal doğumun en büyük sorumluları (ve savunucuları) ebeler malesef ülkemizde aktif olarak çalışmıyorlar, çalışamıyorlar.  Çoğu, hastanelerin doğum servislerinde normal hemşire olarak görev yapıyor, özellikle özel hastanelerde değil doğum yaptırmak anne adaylarını muayene etmeye bile yetkili değiller.  Ev doğumu yaptıracak donanımda ebemiz ise hiç yok.   Zaten Sağlık Bakanlığı’nın katıldığımız her  toplantıda tekrarladığı en büyük amaçlarından bir tanesi bütün doğumları hastaneye taşımak.  Aynı şekilde bütün doğumlara doktorların katılması amaçlanıyor; ebelerin eğitimlerini güçlendirmeye, rollerini artırmaya yönelik kaydadeğer bir çalışma yok.  Bunu bir yandan üzücü bulurken bir yandan da ülkemiz şartlarında önceliklerin Avrupa ülkelerininkilerden farklı olmasını da anlıyorum.

Hal böyle olunca Türkiye dünyada doğum olayının en medikalize olduğu ülkelerden biri.  Bu ister sezaryen oranları ile olsun isterse ‘normal’ doğumlarda kullanılan müdahale oranları ile.   Doğum şartlarının anne ve bebeğe saygılı olacak şekilde iyileşmesi için çalışan insanlar (bunun hakkında yakında tekrar yazacağım) kesinlikle var.  Ama görünen o ki ebelerin katıldığı ev doğumları, suda doğumlar yakın gelecekte Türk kadınına sunulan seçenekler olmayacak.

Nur doğumda masaj yaparken (Foto: Aslı Tür)

Medikalize doğumların yarattığı acı bir gerçek ise bir sürü travmatik doğum, yüksek oranda doğum sonrası depresyon ve düşük emzirme oranları.  Doğumların hastanelerde, doktorlar tarafından gerçekleştirilmeye devam edeceği, ebelerin rolünün yakın gelecekte pek değişmeyeceği bir ortamda doğum destekçilerinin (ya da doulaların, doğum koçlarının, doğum arkadaşlarının, nasıl adlandırmak isterseniz…) katıldığı doğumlar çok iyi bir ara çözüm.  Doulaların Türkiye’de daha olumlu doğum ve doğum sonrası deneyimlerinin yaşanmasında rolü büyük olacak.  Amerika’nın en büyük doula birliği DONA’nın websitesinde aşağıdaki bilgiler var.

Klinik araştırmalara göre  doğumda bir doulanın bulunması şunlara neden oluyor:

  • daha kısa ve daha az komplikasyonlu doğumlar
  • annenin doğumu hakkında olumsuz düşüncelerinde azalma
  • suni sancı, vakum ve sezaryenlere duyulan ihtiyacın azalması
  • epidural veya başka ağrı kesicilere daha az oranda ihtiyaç duyulması

Yine araştırmalar ebeveynlerde aşağıdaki farklılıkları gözlemliyor:

  • Kendilerini güvende ve ilgilenilmiş hissediyorlar
  • Değişen aile dinamiklerine daha başarılı bir şekilde uyum sağlıyorlar
  • Emzirme başarıları daha yüksek
  • Kendine güvenleri daha yüksek
  • Daha az oranda doğum sonrası depresyon yaşıyorlar

Kısa süre öncesine kadar bu şekilde websitemize gelenlere doulalar hakkında yazdığımız aşağıdaki yazılardan daha fazlasını sunamıyorduk:

Doula kimdir?

Doulalar ve babalar

Julia ve Doğan

Ama artık DOUM‘da daha fazlası var!  Eylül ayında Türkiye’nin ilk doula/doğum destekçisi eğitimi DOUM’da başlıyor.  Tecrübeli doula Julia Steils Paçacıoğlu önderliğinde verilecek bu kapsamlı eğitim 9 ay sürecek.  Yurtdışındaki eğitimlerden farklı olarak doğum destekçilerini Türkiye şartlarında çalışmaya hazırlayacak.

Eğitimin detaylarına websitemizden ulaşabilirsiniz.

Düşündükçe hem çok seviniyorum hem de DOUM’la gurur duyuyorum.  Gelecek için umutluyum!

Başak

http://www.do-um.com

Read Full Post »