Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Ekim 2010

Planlı erken doğumların zararından doğuma hazırlık eğitmenleri hep bahsediyor. Sezaryen olacaksanız bırakın bebek geleceği zamanı kendi belirlesin diyorlar.  Hele ki tıbbi bir neden yokken 39. haftadan erken sezaryenlere kesinlikle hayır…

Geçenlerde Amerika’lı bir öğrencimiz bize Wall Street Journal’da yayınlanmış bir makale gönderdi.  Planlı erken sezaryenlerin zararlarından bahsetmenin alternatif bir söylem olmadığını gösterdiği için son derece geniş bir kitleye hitap eden bu gazete yazısına biraz eski de olsa Türkçe’ye çevirerek burada yer vermek istedik.

23 Aralık 2008’de, yani planlı doğumların arttığı tatil öncesi günlerden birinde, Wall Street Journal’da yayınlanmış olan makalenin orjinaline aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://online.wsj.com/article/SB122999215427128537.html

Yeni Araştırmalar Karında Geçen Her Haftanın Neden Önemli Olduğunu Gösteriyor

Bu mutlu olayı tatil planlarına uyacak veya vergi indirimine yetişecek şekilde planlamak isteyen aileler sebebiyle yılın bu zamanlarında bazı hastaneler doğum sayılarında ufak bir artış yaşıyorlar.   Uzun zamandır süregelen bilgilere göre doğumu suni sancı veya sezaryen ile biraz erken gerçekleştirmek pek de riskli değildi.  Ne de olsa hamileliğin 34. Haftasından sonra bebeğin tek yapması gereken büyümekti.

Ancak yeni araştırmalar hamileliğin bu son haftalarının beyin, akciğer ve  karaciğer gelişimi için bir zamanlar zannedilenden daha önemli olduğunu gösteriyor.   Bu 34 ve 36. hafta arasında, şimdiki deyimiyle ‘geç prematüre’ dönemde doğan bebekler için kalıcı sonuçlar doğurabilir.

Yeni araştırmalar hamileliğin bu son haftalarının beyin, akciğer ve karaciğer gelişimi için bir zamanlar zannedilenden daha önemli olduğunu gösteriyor.

Ekim ayında American Journal of Obstetrics and Gynecology  dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre 32 ve 39. haftalar arasında bebeğin anne karnında geçirdiği her hafta solunum zorlukları, sarılık, nöbet, vücut ısısı dengesizlikleri ve beyin kanaması gibi problemlerde %23 azalmaya neden oluyor.

15,000 kadar çocuk üzerinde yapılan ve Temmuz ayında Journal of Pediatrics’de yayınlanan bir inceleme 32 ve 36. haftalar arasında doğan çocukların birinci sınıfta okuma ve matematik notlarının anne karnında miyadını tamamlayarak dünyaya gelmiş çocuklara göre daha düşük olduğunu tesbit etti.  Ayrıca yeni araştırmalara göre geç premature bebeklerin miyadını doldurmuş olanlara göre hafif bilişsel ve davranışsal problemler yaşama ihtimalleri daha yüksek ve daha düşük I.Q.lara sahip olmaları mümkün.

Bir de uzmanlar şu uyarıda bulunuyorlar:  Bir fetusun tahmin edilen yaşı gerçek yaşından iki hafta büyük veya küçük olabilir.  Yani 36 haftalık olduğu sanılan bir bebek aslında sadece 34 haftalık olabilir.

American College of Obstetricians and Gynecologists, American Academy of Pediatrics ve March of Dimes bugün artık kadın doğum uzmanlarını tıbbi bir neden olmadığı sürece 39 haftadan küçük bebekleri doğurtmamak konusunda uyarıyor. Emory University School of Medicine’da pediatri profesörü Lucky E. Jain  “İnsanların her haftanın önemli olduğunu kavraması mühim.” diyor.

Tıbbi olmayan sebeplerler kaç tane bebeğin erken doğurtulduğu bilinmiyor.  Amerika’da erken doğumların oranı (37. haftadan  önce) 1981’den bu yana %31 artarak bugün 1 / 8’e ulaştı.  En ciddi sorunlar en minik bebeklerde görülüyor.   Fakat erken doğumları %75’e yakını 34 ve 36. haftalar arasında gerçekleşiyor ve bu artışın büyük bölümü Amerika’daki doğumların üçte birini oluşturan sezaryenlerden kaynaklanıyor.   Doğumların bir beşte biri daha 1989’dan beri %125 artış gösteren suni sancı ile başlatın doğumlardan oluşuyor.

Bu planlı doğumların birçoğu fetal distres veya annenin tansiyonunda ani bir yükselme anlamına gelen preeklampsi gibi nedenlerle gerçekleşiyor.  Tıbbi olmayan sebeplerle yapılan erken doğumları ayırdetmek zor olabilir. March of Dimes’ın medikal direktörü Alan Fleischman’a göre “Kadın Doğumcular kuralları biliyorlar ve zaman zaman indikasyonları konusunda oldukça yaratıcı olabiliyorlar.  Mesela ‘oluşmayı bekleyen preeklampsi’ gibi.”

Tıbbi bir sebep yokken doktorlar neden bir bebeği erken doğurtmaya razı oluyorlar?  Bazıları ebeveynlerden kaynaklanan baskıdan sözediyor. Massachusetts General Hastanesi Doğum Ünitesi Medial Direktörü Laura E. Riley diyor ki “’Hamile olmaktan yoruldum. Parmaklarım şişti.  Kayınvalidem geliyor.’ – Bu sebepleri devamlı duyuyoruz.  Aynı zamanda bekleme odasında 25 tane hasta oluyor.  Ve ‘hayır’ demek 45 dakika sürebiliyor.  O yüzden bazen kabul ediyoruz.”

Bir de sezaryen anne için büyük bir ameliyat olsa da bebek için daha güvenli olduğuna dair bir inanış var.  St. Louis Çocuk Hastanesi’nde Yenidoğan Ünitesi’nin Şefi F. Sessions Cole diyor ki “İnanış şu:  Eğer bir şekilde doğumu tamamen kontrol altına alabilirsen yalnızca iyi şeyler olur.  Ama bu tümden yanlış.  Bebek ve rahim en doğrusunu bilirler.”

F. Sessions Cole ayrıca gebeliğin son haftalarında gerçekleşen karmaşık olaylar dizininin bebeği rahim dışında hayatta kalmaya hazırladığını anlatıyor:  Fetüs vücut ısısını korumak için gerekli olan yağı biriktiriyor; karaciğer bedenden bilirubin denen toksini atabilecek kadar olgunlaşıyor; ve ciğerler kordon kesilir kesilmez oksijen değişimi yapmak için hazır hale geliyor.  Bu adımlardan herhangi birini aksatmak beyin hasarı ve başka sorunlara neden olabilir.  Buna ek olarak rahmin doğum sırasında kasılması bebeği ve placentayı ciğer gelişiminin son aşamasına destek olan steroid hormonlarını üretmeleri için uyarıyor. Eğer annenin doğum süreci başlamazsa bu adım atlanmış oluyor.

“Hangi bebeklerin sorun yaşayabileceğini anlamak için sihirli bir yöntemimiz yok,” diyor Dr. Cole. “Ama diyebiliriz ki bebeğin sorun yaşama ihtimali 39. haftadan ne kadar daha erken doğurtulduğuyla doğru orantılıdır. ”

Bir bebeği erken doğurtmak için tıbbi bir neden olduğunda ciğerlerinin ne kadar gelişmiş olduğu amniosentez –uzun bir iğne aracılığıyla rahimden sıvı çekilmesi yöntemi– ile anlaşılabilir.   Ancak bu işlem iltihaplanma, kanama, su sızıntısı veya fetal distrese neden olarak acil sezaryenle sonuçlanabilir.

Bebeğin gelişimini büyüklükle tahmin etmeye çalışmak da sorun yaratabilir.  Gestasyonel diyabeti olan annelerin bebekleri genelde yaşlarına göre çok büyük ama normal büyüklükteki bebeklere oranla daha az gelişmiş olurlar.

42 haftanın ötesinde rahimde kalmak da plasenta gerilediği ve büyüyen bebeği besleyemeye devam edemediği için sorun yaratabilir.

Aileleri erken doğumun riskleri konusunda uyarmak büyük fark yaratıyor.  1999’da planlı doğumlarının %27sinin 39. haftadan önce gerçeşleştiği Utah’ta büyük bir bilinçlendirme kampanyasıyla bu oran %5’in altına düştü.   Dr. Cole’un yenidoğan yoğun bakımına prematüre bebek gönderen iki St. Louis Hastanesi artık 39. haftadan önce planlı doğum isteyen çiftlere riskleri kabul ettiklerine dair bir onay formu imzalatıyor.  Dr.  Cole’a göre bu noktada birçok kişi doğumun doğal yollardan başlamasını beklemeye karar veriyor.

Bizce de isteğe bağlı planlı erken doğumlara hayır…

www.do-um.com

Read Full Post »