Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Archive for Eylül 2010

Blogcu Anne ve Çalışan Gebe tarafından başlatılan Emzirme Reforumu‘nu biz de tamamen destekliyoruz.

Geçen haftaki radyo programımıza Elif’i konuk ettik.  Simge de Bursa’dan telefonla katıldı.  Bize birlikte Emzire Reformu’nun neden gerekli olduğunu ve manifestonun neler içerdiğini anlattılar.  Ayrıca Ezmirme Haftası (1-7Ekim) için düzenledikleri etkinlikleri de paylaştılar.  Şöyle ki:

Emizrme Haftası etkinlikleri 1 Ekim Cuma Nişantaşı Cities’de başlıyor:

-13:30-14:00’Her Damlası Altın: Anne Sütü’ sergi açılışı ve kokteyl.  Fotoğrafçılar Aslı Tür, Ayça Oğuş ve Özlem Turan.  Sergide Tane ve benim de bir fotoğrafımız var.

-14:00-15:00 Workshop

-15:00-15:25 LeiLeo defilesi.  Biz de Tane’yle birlikte mankenlik yapacağız!

Ve 2 Ekim Cumartesi Çamlıca E-bebek’te, 10 Ekim Pazar Bayrampaşa Forum’da devam ediyor.

Radyo programımızı websitemizden dinleyebilirsiniz.

Başak

Reklamlar

Read Full Post »

Yaklaşık 2 seneye yakın bir süredir Nur’la DOUM üzerinde çalışıyoruz.

DOUM fikri, DOUM ismi,

Aldığımız eğitimler, verdiğimiz eğitimler,

Katıldığımız doğumlar, kaçırdığımız doğumlar,

Birlikte çalıştığımız, birlikte çalışamadıklarımız,

Destek grubumuz, yepyeni dostlarımız…

derken resmen iki sene geçti.  Hem kendimizi geliştirmek (Nur’la ortak takıntımız bu heralde) hem de bebek sahibi olacak çiftlere destek olabilmek için büyük bir heyecanla çalıştık.  Sonra bundan 4 ay kadar önce Tane – bunları yazarken kucağımda uyuyan kızım – doğdu.  İşte bu doğumla (hikayesini websitemizde paylaşmıştım) DOUM benim için yeniden doğdu.

Yaptığım iş daha da anlam kazandı.  Doğumuma kendimi hazırlamış olmanın faydalarını hem doğumumda gördüm, hem de Tane’de görüyorum.  Bu süreçte gördüğüm destek bence beni olabileceğimden daha iyi bir anne yaptı.  İşte bu yüzden ben de bu desteği vermeyi, hamilelerin bu süreci huzurlu ve mutlu geçirmeleri ve bebeklerini istedikleri gibi karşılamaları için eskisinden de kuvvetli bir şevkle istiyorum.

İşte bu yüzden de bence DOUM’u yenilikler bekliyor.  Her ne kadar Tane’nin varlığı bizi biraz yavaşlattıysa da uzun süredir hayalini kurduğumuz merkezimizi ancak şimdi açabileceğiz.  Çok heyecanlıyım!

Başak

(Doğum yaptıktan sonra doğuma hazırlık dersi vermek hakkında Tane’nin başka bir uykusu sırasında yazacağım.)

Read Full Post »

Neden Doğum, Doğuma Hazırlık Eğitmenliği , Dulalık?

Bu yıl 38 yaşımı dolduracağım. Kırka bişey kalmadı! 15  yaşından beri hemen hemen hiç değişmemiş bir doğum planım var ve hiç doğum yapmadım.  Bugün bir doğum eğitmeni ve dulayım. Anne-bebek yogası eğitimim devam ediyor. Bu benim ikinci kariyerim. Nerden nereye, neden bu işi yapıyorum?

 Yıllarca ne yapmak istediğimden de pek emin olmadan çalıştım. Yaptığım işi sevmediğimi biliyordum ama ne yapmak istediğimi bilmeyince adım atmak zor. Bazen benim gibi yıllar gerekiyor sonunda o kısır döngüden çıkabilmek için. Yaşayan bilir. Sonunda yaklaşık 2,5 yıl önce profesyonel kariyerimi bıraktım. Şunu söyleyebilirim ki bırakma düşüncesi oluşmaya başladığında önümde kapılar da açılamaya başladı .

 Kadınlarla, bebeklerle ve çocuklarla  ilgili konular her zaman doğal ilgi alanımdı. Kısa sğrede bu konuda çalışmak fikri netleşti. İlk adım doğum eğitmenliği konusunda eğitim almaya başladım. Geldiğim yol düşünülünce o noktada karar vermek zordu.  Ortağım Başak ile birlikte bugün bize sorulan soruları kendimize günlerce sorduk (Siz doğum yaptınız mı?, Neden bu işi yapıyorsunuz?, Bunun için sağlıkçı olmak gerekmiyor mu?, Nerden aklınıza geldi? Bu güvenli mi?….vs) ama bizi oraya çeken bir güç vardı bunu inkar edemeyiz.  Çok fazla fikrimiz ve enerjmiz vardı. Yine de o noktada çok uzun vadeli  kararlar almaktansa önümüzdekini yapmaya karar verdik.  Kendimize yatırım yapmakla başladık ve o gün  bugün eğitimlere devam.  Herşey o kadar kolay, hızlı ve güzel gelişti ki doğru yolda olduğumuzu kuvvetle hissettik. Her adımda bunun kendi hislerimiz ve yeni gelişmelerle sağlamasını aldık. 

 15 yaşımda “bilinçsizce” ama doğallıkla bütün detaylarını hayal ettiğim doğumum konusunda biraz “deli” muamelesi görmüş olsam da o senaryoya olan inancımı hiç yitimedim; evde, kendi yatağımda, en yakınım  bir kaç kişi ve bir doktor/ebe.  Sonra yurtdışında doğum yapan ve benim hayellerime yakın ortamlardan bahseden arkadaşlarım bu konudaki heyecanımın ateşlenmesine sebep oldu.  Biliyordum ki benim için olmasa da başka kadınlar ve anne adaylarının hayallerindeki doğumlar için birşeyler yapmak mümkündü. En çok inanca ve desteğe ihtiyaçları vardı.

 DOUM’da ana mottomuz “her kadın doğurma ve anne olma gücünü içinde taşır”. Bunu ortaya çıkarmak ve isteklerini elde etmesi için onu desteklemek en temel ihtiyaçtı. Bu ihtiyacı hissetmek beni heyecanlandırdı. Öğrendikçe heyecan arttı. Aldığım eğitmin temel kısmı 14 ay gibi sürdü. Üzerine 6 ay bir eğitim daha alarak Dula oldum. Bu biten bir süreç değil ömür boyu devam edeceğini biliyorum; bu da bu işin en güzel kısmı- öğrencilik hiç bitmiyor 🙂 Bütün bunları paylaşmak ve anne adaylarına ve çiftlere detek olmak da işin bir başka zevkli bölümü.

 Dünya da özellikle de gelişmiş ülkelerde doğum eğitmenliği ya da dulalık gibi işleri genellikle sağlık sektöründen olmayan insanlar yapıyor. Çünkü zaten işin bir parçası rutin uygulamalara, sağlığın bir sektör haline gelmiş olmasına karşı bir korunma mekanizması yaratmak.  Bunun geleceğimizi oluşturan ebeveyn adayları ve bebekler üzerindeki baskısını azaltmak.  Bunu da genellikle sağlık sektörü dışından gelen ve sisteme muhlif sesler yapıyor. Tabii ki sağlık sektöründen gelen bu konularda çalışan ve destek veren çok değerli profesyoneller hem bizde hem yırtdışında var.  Tedavi ve sağlık hizmetleri konusunda birinci sorumluluk sağlık çalışanları ile birlikte bireylerin kendisinin. Sonuçta doğum eğitmeni ya da dula olarak sadece birer danışman gibi çalışıyosunuz. Bu noktada da bu konularda çalışıyor olmaktan zevk almanın yanında denklemin doğru bir yerinde olduğumu da düşünüyorum.

 Uzun lafın kısası, şunu biliyorum ki kendimi bundan ayrı düşünemiyorum artık ve bu konuda okumaktan araştırmaktan, durmadan konuşmaktan süper zevk alıyorum. Bir anne hakettiği desteği görmeyince, istekleri gerçekleşmeyince çok fena gaza geliyorum; daha çok yapılacak şey var diye.

 Bebek sahibi olan insanlar geleceğimizi yaratıyorlar. Ebeveynlik yüksek ücretli bir iş olsaydı; dünyanın en saygın işi olurdu. Sadece para kazandırmıyor diye bir değerli bir iş olmadığını düşünmek yanlış olur. Tüketim toplumunda çok değer görmese de, ben de artık GERÇEK bir iş yapıyor olduğumu hissediyorum. Hayatın doğal döngülerinde yaşadığım toplumdaki insanlara destek olmaya çalışıyorum:)

Nur Sakallı

Doğum Eğitmeni ve Dula

Read Full Post »